Felsefe
milattan önce 6. yüzyılda Antik Yunan’da ortaya çıkmış düşünmeye dayalı sistem.
Felsefenin
kelime anlamı “bilgelik sevgisi”dir. Yunanca Phileo (
sevgi) ve Sophia (bilgelik) kelimelerinin birleşimiyle
oluşur.
Felsefenin
kesin bir tanımını yapmak pek mümkün değildir. Çünkü felsefenin anlamı
çağdan çağa, kültürden kültüre, insandan insana farklılık gösterir.
İlk çağda felsefe ile hakikat
kavranmaya çalışılır. Varlığın hakikatini arama işidir. Bu sebeple ilk
çağda her türlü araştırmacıya filozof denir. Orta çağda
felsefe dinin etkisindedir. Tanrının varlığı, evrenin sonlu- sonsuz
oluşu ile ilgili argümanlar geliştirilir. (Bu dönemde dogmatizm
görülür). Uzak doğuda felsefe toplumsal ve politik
problemler, adil yönetim gibi konularla ilgilidir. Modern dünyada bilim
merkeze geçer; beşeri ve ahlaki problemler incelenir.
Sokrates → “Felsefe neleri bilmediğini
bilmektir.” Bilgiye erişme çabası.
Platon → “Doğruyu bulma yolunda düşünsel
(idealist) bir çalışmadır.”
Karl
Jaspers → “Felsefe yapmak, yolda olmaktır” ( Devamlı
bir arayış var)
Epikuros → “Mutlu bir yaşam sağlamak için, tutarlı
eylemsel bir sistemdir.”
*** Felsefenin anlamı çağdan çağa değişmiştir çünkü felsefe
çağın koşullarından etkilenir.
*** Felsefenin anlamı filozoflara göre değişmektedir çünkü felsefe
subjektiftir.
Yine de
felsefe ile ilgili genel bir tanım yapmak gerekirse;
Felsefe: Evreni, doğayı ve insanı bir bütün olarak anlama çabasıdır.
Filozof: Olup bitenleri anlamaya çalışan, bilginin peşinde koşan
kişi.
-Filozof
etrafındaki olayları merak eder, onları gözlemler.
-Felsefe yol göstericidir.
-Felsefe,
“Ben kimim?” “Neden buradayım?” gibi sorulara dayandığı için hakikat arayışının
bilgisidir.
-Felsefe dünya karşısında alınan belli bir tavırdır.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder